oysa, geriye bakınca, çok çabuk geçmiş olmalıydı, zaman. kitaplar, yaşlılar ve bilgeler böyle diyorlardı. ardıma bakmak hep daha da zor, oysa...
senin için rahmet diliyor dilim; lakin gönlüm kendine mi istiyor sana mı, bilmiyorum. ne de olsa ben riyakâr bir söz ustasıyım. suç üstü çok yalanını yakaladım dilimin. o yüzden beni affet baba. sana hiç layık olamadım.
16 ülke kaybettim sen gideli... içinde hayallerim, ümitlerim ve dualarımın yaşadığı ülkelerimdi her sene, mezarına bıraktığım. küçülen dünyamın içinde bir o kadar küçüldüm. susmaktan başka meziyeti kalmadı varlığımın. şimdi senden tek isteğim: ne olur, beni sevmekten vazgeçme baba!
t.e.
23:25 - 30/6/2009 -
konuşmak ve dil üzerine
Öyle çok konuşuyorsunuz! ...
Kuşatmak, tüketmek, yok etmek için.Beyin küfenize (patates çuvalınıza) anlam'ından uğramış sözcükler yığıp, olur olmaz boşaltıyorsunuz hırıltılarla. Siz kimsiniz? Nedir anlam?
Ağzınızın devinimleri, omurilikle hiç tanışmamış bir kütlenin GÜÇ gösterisi; Mâsumiyete Tasallut. Ülkesinde düşlerin, kokuların salındığı o arı sessizlik(suskuyu seçiş) , tehdit ediyor davul-Zurna Uygarlığınızı.
Doğrusu anl-aş-mak için birden fazla Özne gerek; özne için Anlam.Peki kimin anlaşmaya (anlamaya) ihtiyacı var? !
Belki bir zaman, insanın dil'i insanın yurdu'yken, onla ve onda var olan için dil, esirgenecek,özenilesi bir şeydi. Şimdilerde ise hiçbir yurt'ta konaklamadan, hiçbir yere kon'madan, evrenin en acâib kuşu(bayağı toy) olarak, açlığı dinmeyen bir yamyam aksânıyla konuşup duruyor insan.
Cankulağını geçtik, bir kulağı var mı? Haksızlık etmeyelim arada bir düşünür gibi oluyor.'Neye yarar bu çıkıntılar kellemin iki yanında? ' Köpüklere ve debdebeye boğulurken her şey.'Ağza giren kirletmez, ağızdan çıkan kirletir' hükmü yürüyor.
Biliyorum; boşluk hissi ürkütür. Biliyorum; sırf bundan müstevli heceleriniz, daha kör, daha sağır ve fakat ardına kadar açık bir Akheron peydâ ediyor! İçinden zavallı ölümsüzlük çığlığı:
Çeneyim Öyleyse Varım!
'Dilsizler haberini kulaksız dinleyesi
Dilsiz dıdaksız sözün can gerek anlayası'
Konuşma hakkını elde tutmak, 'meşru şiddet'in kaynağı olan gücü (iktidarı) de elde tutmaktır; ve tersi. Sözün ağababaları için aslolan illetinin içeriği veya ilet-iş-im değil; Emreden ve İtaat eden olarak, Efendi ve Kölenin konumlarının teyididir.İşte uygarlık/lar, birbirlerinin 'lâzım-ı gayrı mufârık'ı kılınmış Söz ile Güç arasındaki bu organik bağıntı üzerine temellenmiştir; Arkaik Cumhuriyetler'den Modern Tiranlıklara dek.Oysa dilin henüz bu tür kurgusal ve kılgısal işlevlerine ayrıştırılmadığı -bir araç biçimini bulmadığı- ilkellerde(!) , mezkur güç bağıntısı çok başka bir tarzda işlemektedir.
...
Konuşmak uygarlar için bir 'yetki'yi -dolayısıyla bir tahakkümü- işaret ederken ilkellerde bir vazifeye tekabül ediyor. Yani mesela apaşların bıçkın lideri Geronimo, 'Kabilenin Efendisi' sıfatıyla değil, sadece 'Sözün Efendisi' sıfatıyla, vazife icabı konuşuyor.
Geronimo ve muadilleri; her gün tan ve gurub vakti ateşin yanına bağdaş kurarak, nefesleri yettiğince geçmiş kahramanlıklardan, atalarının yüce yolundan bahsederler.Bu esnada kabile üyeleri, kendilerini dinlemek için özel bir gayret sarf etmez; hiçbir şey yokmuşcasına işlerini sürdürürler.
Şef, nasıl 'söyledikleri dinlensin' diye konuşmadığının bilincindeyse, muhatapları da 'dinlemiyormuş gibi davranmaları' gerektiğinin bilincindedirler.İmdi bu konuşuyor olmak için konuşma paradoksu nedir? Kabile bireyleri umursamaz tavırlarıyla şefe şunu hatırlatmaktadır.
Sen iktidarsızsın; sözün kaale alındığı vehmiyle bir güç kesbetmeye kalkma! Unutma; amir değil memursun.Ve iktidar tam karşında...
Geronimo, sözün iğvasına kapılıp 'şeflik taslamaya' kalktığında, kabilesi tarafından terk edilmiştir.Son savaşında gözlerini manitu'ya diker ve dudaklarından şu sözler dökülür.
'Ah uğursuz deniz... uğursuz deniz..
Ve sen, onu aşıp geçmemi sağlamadın,
İşte bu yüzden, yalnızca bu yüzden
bir bir azalıyor kardeşlerim...'
isimsiz - 2009-07-21 23:18:57 - 2009-07-21 23:18:57
.......
yürek kuşunuz susmasın hiç
mavi umut - 2009-07-19 20:45:10 - 2009-07-19 20:45:10
s.a
s a.
tatlı ve eski bir anıya dokunmak için gelince yazarlığın vuruldu
yüzüme açıkçası anlamakla beraber h oşlanmadım
hoşlandığım mesajlarındaki ruhun sesiydi
sanki şimdi o sesle benim arama resmi bir s e s girdi
bu doğru değil
çık aradan ey resmiyet
ki; sen ey
diyebileceğim kadar uzak
olmadın hiç bir zaman
hüzne saklansan da, çünkü ben
"felâ yahzûnke" okuyorum
dinlemek ister misin ?
12 yıldır kovaladığım sorunun yanıtını bu gün alınca
"neden" sorulmaz !
sana yazayım bari dedim
hani forrest gump; - "bâri koşayım" dedim - diyor ya
kız arkadaşı gidince
...
belki sen anlarsın beni
belki chemical brothers dinleriz
" ı need to beleive "
okumadığını düşündüğüm kitaplarımız olur mu
gök âfakta ve enfüsde
sen hele hiç
" ashâbım gö z / k ler -im- deki yıldızlar gibidir"
duymayı biliyor musun
berrak ve duru
yer
daha doğunca açılmadan gözlerin
duyduğun ve alnını dayadığın toprak hangisi
"kişinin imânı doğrulmaz, kalbi doğrulmadıkça
kalbi doğrulmaz, dil i doğrulmadıkça"
yol doğru
yolcu doğru
ve yürüyüş doğru olmalıdır
doğru şâhid olamayanlar hem kendilerine hem en yakınlarından başlayarak tüm ümmete
yargıçlık ve savcılıklarından ölecekler
şâhid kelimesinin içinde "ehad" var
neyse bir tanıktan tanıklığa dâvetin mütebessim ciddiyeti ile
merhabâ
hadiste iki harfe yapılan hak ihlâlini düzeltmek için yeniden yollandı
philantia - 2009-07-19 16:10:12 - 2009-07-19 16:10:12
.
s a.
tatlı ve eski bir anıya dokunmak için gelince yazarlığın vuruldu
yüzüme açıkçası anlamakla beraber h oşlanmadım
hoşlandığım mesajlarındaki ruhun sesiydi
sanki şimdi o sesle benim arama resmi bir s e s girdi
bu doğru değil
çık aradan ey resmiyet
ki; sen ey
diyebileceğim kadar uzak
olmadın hiç bir zaman
hüzne saklansan da, çünkü ben
"felâ yahzûnke" okuyorum
dinlemek ister misin ?
12 yıldır kovaladığım sorunun yanıtını bu gün alınca
"neden" sorulmaz !
sana yazayım bari dedim
hani forrest gump; - "bâri koşayım" dedim - diyor ya
kız arkadaşı gidince
...
belki sen anlarsın beni
belki chemical brothers dinleriz
" ı need to beleive "
okumadığını düşündüğüm kitaplarımız olur mu
gök âfakta ve enfüsde
sen hele hiç
" ashâbım gö z / k lerdeki yıldızlar gibidir"
duymayı biliyor musun
berrak ve duru
yer
daha doğunca açılmadan gözlerin
duyduğun ve alnını dayadığın toprak hangisi
"kişinin imânı doğrulmaz, kalbi doğrulmadıkça
kalbi doğrulmaz, dil i doğrulmadıkça"
yol doğru
yolcu doğru
ve yürüyüş doğru olmalıdır
doğru şâhid olamayanlar hem kendilerine hem en yakınlarından başlayarak tüm ümmete
yargıçlık ve savcılıklarından ölecekler
şâhid kelimesinin içinde "ehad" var
neyse bir tanıktan tanıklığa dâvetin mütebessim ciddiyeti ile
merhabâ
philantia - 2009-07-19 15:57:29 - 2009-07-19 15:57:29
...
Rahmet Olsun Ardında , sevdiklerini bırakıp gidenlere...
Selam olsun , sevgisi temiz , riyasız , dosdoğru olanlara...
Cennet Mekan İnşALLAH...
Muhabbetle
Musab - Enes
KalbiFakir - 2009-07-18 11:04:42 - 2009-07-18 11:04:42
nerelerdesin
kız ben ayseeee. nerelerdesinnnn. bana ulaşşş. aysesoykan@gmail.com bekliyorum meraktayımmmmm
aysesoykan - 2009-07-15 21:42:12 - 2009-07-15 21:42:12
...
sevgi, vazgeçilmek için mi vardır ki? sadece insan yanılır.. 16 kaybedilmiş ülke de sana dairdir, sendendir, sevilen ülkeler değil sensindir.. inş..dua ile..
elif( dusunen.blogspot) - 2009-07-10 08:26:04 - 2009-07-10 08:26:04
anladım...
hayat içinde
sılası yok bu dünyanın...
SoN DaMLaYaNLaR
- ...
- Başlıksız
- yalanım ben, en başından...
- Başlıksız
- 16...
- Başlıksız
- giz
- belki de ...
- Başlıksız
- ö(z)lem bitsin!
Bağlantılar
DoST KaLeMLeR
- abuhayat
- eroman
- sessizyusuf
- edebiyatvakti
- husum
- leyl leyl
- turuncum
- otuzuncuharf
- uzlet
- anlamsizfirtina
- tesadufdegil
- silayar
- fuadyusufoglu
- kiremit
- vaktimesk
- semena
- candandostlar
- eslemnokta
- elfckmk
- beydaba
- huzunvakti
- xnidanurx
- tozlanmisyapraklar
- efsade
- huzundamlalari
- İsmail Hakkı GÜRGENBURAN
- dilsizmutercim
     
|
|